© KIBRISCA
Sık Kullanılanlara Ekleyin | Açılış Sayfası Yapın  
Hoş Geldiniz Misafir
 (Kayıt Ol -  Giriş)
Son Dakika Duyurusu : Kıbrıs’ta Emlak Rehberi Online Ziyaretçi(ler) : 23    Online Üye(ler) : 0
Open / Close Module Close Module
Üye Rumuzu

Parola

Otomatik Giriş Yap
Aktif kullanıcı listesine ekle


Şifremi unuttum | Kayıt Ol

Open / Close Module Close Module

Open / Close Module

KIBRISCA : Gotik Sanat

KUZEY KIBRIS’TA GOTiK iZLENiMLER

Yüzyillar boyunca çesitli uygarliklarin dogup filizlendigi ya da uzak cografyalardan gelen kültürlerin yerlestigi ve sekillendigi ender topraklardan biridir Kibris. Kimi zaman deniz asiri bir kitadan gelenler kurmuslar antik kentleri, kimi zaman uzaklardan gelenler insa etmisler kaleleri, satolari. Her bir yapi, Kibris’in kültürü ve geçmisi ile birleserek her geçen gün anitlasmis, yücelmis. Bu yapitlar unutulmak yerine, geçmisten gelecege bir miras gibi özenle korunmuslar, saklanmislar.

 

Kuzey Kibris’ta, Ortaçag’dan günümüze kalan eserler arasinda, Avrupa’da çok gösterisli örnekleri bulunan Gotik mimariye ait yapilar bulmak mümkün. ilk bakista cografi olarak Avrupa’dan biraz uzak görünen Kibris’ta, Gotik eserlerin fazlaligi insani sasirtiyor. Hem de bu eserlerin, Avrupa’nin ünlü merkezlerindeki dillere destan olmus Gotik yapilar kadar etkileyici ve nitelikli olmasi da Kuzey Kibris’i bu konuda önemli bir merkez haline getiriyor. Gotik sanat yapitlarinin tarihi ve sanatsal deger olman yani sira, ilgi çeken bir turistik deger oldugunun da farkina varan  Avrupa ülkeleri, özel Gotik turlari düzenleyerek, bu sanat akiminin ülkelerindeki eserlerini tüm dünyaya tanitiyorlar. Fransa’da St. Denis, Laon, Amiens, Reims ve ünlü Notre Dame Katedralleri, ingiltere’de Salisbury, Exeter, Winchester Katedralleri, Milano’da Doumo Katedrali ve Almanya’da Köln Katedrali Gotik sanatin mimarideki örnekleri arasinda ilk akla gelenler. Tarihi kalintilarinin zenginligiyle her zaman gözde olan Kuzey Kibris da Gotik mimarinin en güzel ve göz alici örneklerine sahip. Kibris’taki katedraller, kiliseler ve manastirlar Gotik sanatin mimariye yansimasindaki zarafet ve incelikle asirlardir ilgi görüyorlar.

 

Avrupa’da 12. yüzyil ile 15. yüzyil arasinda varlik gösteren Gotik sanat, Rönesans’a dek mimarliktan, heykele; resimden, vitraya kadar sanatin her dalinda sevilerek uygulanmis. Gotik mimarinin ilk uygulandigi yapi olarak, 12. yüzyil basinda Paris’te insa edilen St. Denis manastir kilisesi kabul ediliyor. Sivri çatilari ve kuleleriyle, göge yükselen Gotik katedraller,  bu asirlarda kentlerin siluetlerini degistirmisler ve önemli anitlar olarak saygi görmüsler. Gotik katedrallere girildiginde, daha aydinlik bir ortam ve yukari dogru çekilmis hissi veren bir mekân karsiliyor insani. Sivri kemerler sayesinde yapilan kaburgali tonoz sistemi ve yapiyi disardan destekleyen payanda kemerleri, katedrallerin göge uzanan ince ve sivri görünümünün verilmesini sagliyor. Gotik yeniligi olan sivri kemerler sayesinde, kemere binen yük asagiya esit olarak aktarilmis ve böylece yük azaltilmis. Çatidan da payanda kemerleri ile destek saglaninca, gotik katedraller anitsal ve asil bir görünüme kavusmuslar. Gotik yapilarin cephelerindeki ana giris üstlerinde yer alan alinliklardaki islemeler, tas isçiliginin Gotik mimaride nasil kusursuz bir süsleme aracina dönüstügünü kanitlar nitelikte ince isçilikli ve özenli. Gotik mimarinin en önemli özelliklerinden biri olan ve “gül pencere” olarak adlandirilan ana kapi üzerindeki yuvarlak pencere, vitray sanatinin en renkli çalismalarinin uygulandigi ve katedrallerin en ilgi çeken kismi olarak karsimiza çikiyor. Ana cephenin her iki yaninda bulunan yüksek çan kuleleri ise gotik katedrallerin görkemini ve asaletini pekistiren önemli ögeler. Gotik mimarlik özellikleriyle yapilmis ileri örneklerde heykeller ve kabartmalar da kullanilmis. Yapinin daha gösterisli ve ayrintili görünmesini saglayan bu eklentilerle Gotik katedralleri, görsel olarak çok daha fark edilebilir hale gelmisler ve ait olduklari kentlerin siluetinde tek tas mücevher gibi özel bir yere sahip olmuslar.

 
 
Kibrisca - Reklam
 

Kuzey Kibris da Avrupa’da ki önemli kentler gibi Gotik mimarlik akiminin etkisinde önemli yapilarla süslenmis. Hatta öyle ki bu yapilar, tüm Akdeniz ülkeleri arasinda hatiri sayilir güzellikte ve önemde yapilar olarak kabul ediliyorlar. Kuzey Kibris’in Gotik katedralleri arasinda  Magusa’daki St. Nicholas Katedrali, aradan geçen asirlara karsin bugün bile kentin gelen görünümüne hakim bir konumda ve güzelligiyle Magusa kentini adeta taçlandiriyor. M.S. 13. yüzyilda yapilmis olan katedral, kentin her yerinden görülebilen heybetli ve asil bir görünüme sahip. Bati cephesinde yer alan orta kapi ve yanlarindaki iki kapinin görkemi,  daha ilk bakista katedralin sasaali mimarisini gözler önüne seriyorlar. Kapilarin üstlerindeki alinliklarin süslemeleri, pencerelerdeki motifler ve çatidaki oymalarin hepsi, tasin Gotik  mimarlikta ustalikla islenisinin bir kaniti gibi. Orta kapinin üstünde yer alan vitrayli gül pencere bütün gotik katedrallerde oldugu gibi, burada da daha ilk bakista ilgi çekiyor. Gotik mimarlikta Gargoyle olarak adlandirilan hayvan ya da yaratik formlu su oluklari, Magusa’daki bu katedralde de kullanilmis. Ancak bu heykel görünümündeki su oluklarinin bas kisimlari, günümüze dek ulasamamis ve kaybolmuslar. Yine de, benzerleri Paris’teki, Milano’da ki katedrallerde de görülebilen, sekilli su oluklarindan kalanlari burada görmek mümkün. Ayrica çatinin ve dogu cephenin süslemeleri de yapiyi uzun uzun seyretmek, incelemek için yeterli. Kibris’in Osmanli topraklarinda katilmasiyla katedral, camiye dönüstürülmüs ve Lala Mustafa Pasa Cami olarak adlandirilmis. Böylece yapi kutsal kimligini kaybetmeden saygi görmeye devam etmis ve bu sayede doga ve insan tahribatindan korunmus. Katedralin iç kisminda orijinal Gotik kemerleri ve tonozlari görmek mümkün. Magusa’daki St. Nicholas Katedrali ile ilgili bir baska özellik de, Fransa’daki Reims Katedrali ile olan benzerligidir. Her iki katedralin giris kisimlarindaki ve genel yapisal benzerlikleri, Gotik sanatin Avrupa’nin ortasinda ve Akdeniz’in dogusunda nasil uygulandigi konusunda karsilastirma yapmak firsati sunuyor ziyaretçilere.

 

Luzinyan Krallari’nin Kudüs Krali olmak için taç giydigi bu gotik yapi, hiç kuskusuz tüm Kibris’taki en güzel Gotik yapidir. Gerek Avrupa’daki Gotik katedrallerle boy ölçüsebilecek görkemi, gerek tas isçiligindeki incelik, gerekse günümüze dek saglam olarak korunagelmis olmasi ile St. Nicholas Katedrali, Kibris için özel ve benzersiz bir yapi olarak asirlardir gururla ayni göge yükseliyor.

 

Magusa’daki diger Gotik etkili yapilar arasinda Latin St. George Kilisesi, St.Peter-St.Paul Kilisesi ve Grek St. George Kilisesi gibi yapilar da sayilabilir. Bunu yani sira, tamamiyla Gotik bütünlüge sahip olmasa da gerek kemeriyle, gerekse penceresiyle ya da süslemeleriyle Gotik çagrisimlar yapan yapilar da bulunuyor. Bazen bir yapida karsilasilan Gotik pencereler ya da girisi süsleyen sivri kemerler, Kibris’in Gotik mimarliktan ne kadar etkilendigini kanitliyor.

 

Kibris’in diger önemli Gotik katedrali Lefkosa’da bulunuyor. 1571’de adanin Osmanli topraklarina geçmesiyle Selimiye Camii olarak adlandirilan katedral, St. Sophia adini tasiyormus. Yapimina 13. yüzyilda baslanan katedral, Luzinyan Krallari’nin Kibris Krali ünvani almak için taç giyme törenlerinin yapildigi yermis. Krallar önce burada taç giyerek Kibris Krali ilan edilirler, daha sonra da Magusa’daki St. Nicolas Katedrali’nde Kudüs Krali olmak için taç giyerlermis. Katedral Gotik mimari ögeleriyle süslenmis anitsal bir yapi olarak Lefkosa’ya gelen yerli yabanci tüm bakislarin ilgi odagi durumunda. Anitsal kapinin üzerindeki tas oyma pencereler benzersiz bir Gotik uygulama olarak karsimiza çikiyor. Kapilarin üstündeki kademeli alinliklar da , gerek süslemeleri, gerekse anitsal görünümleriyle ilgi çekiyorlar. Katedralin içindeki tonozlarin yarattigi simetri duygusu ve ferahlik, yapinin içini de en az disi kadar çekici hale getiriyor.

 
St. Sophia’dan baska diger önemli Gotik kilise de St. Catherine Kilisesi’dir. Bazi arastirmacilar tarafindan Kibris’in en zarif Gotik yapisi olarak tanimlanan bu kilise, 14. yüzyilda insa edilmis. Kilisenin üç girisi bulunuyor. Bu girislerden güneydeki Gotik tarzda yapilmis ve soylu armalariyla süslenmis. Bati girisi daha büyük bir kapi olarak tasarlanmis ve kapi üstünde kabartma süslemeler yapilmis. Kuzeydeki giris diger iki girise göre daha sade. Kapinin kemer süslemesinde Gotik stilde tasa islenmis kadin figürü halen görülebiliyor.

St. Sophia Katedrali’nin yanindaki yapi aslinda 12. yüzyilda yapilmis bir Bizans Kilisesi. Ancak Luzinyanlar döneminde yapilan eklentilerde görülen Gotik etkilerle yapinin genel havasina Gotik sanat hakim olmus. Yapinin özellikle Kuzey kapisindaki tas isçiligi ve sivri kemerli girisi göz oksayan Gotik dokunuslara sahip.

Gotik mimarliga ait eserler görmek için Lefkosa’daki bir diger adres de Tas Eserler Müzesi (Lapidary). St.Sophia’nin  (Selimiye Camii) yakininda bulunan müze, çesitli yerlerden toplanmis tas eserlerin sergilendigi bir mekân. Burada antik tas eserlerden Venedik armalarina;  sütunlardan lahitlere bir çok tarihi eseri bir arada görmek mümkün. Müzenin en çok ilgi çeken parçasi olan ve Sarayönü  Meydani’nda yikilmis bir ortaçag yapisindan getirtilmis olan Gotik tas pencere, zarafeti ve güzelligiyle hâlâ dikkat çekiyor.

Kuzey Kibris’taki en etkileyici Gotik yapilardan biri de Girne yakinlarindaki Bellapais Manastiri’dir kuskusuz. 13. yüzyilin basinda insa edilen ilk yapi, çesitli dönemlerde eklentiler yapilarak genisletilmis. Manastira yaklasirken görülen sivri kemerler, yapinin Gotik karakteri hakkinda ilk ipuçlarini veriyorlar. Manastirin avlusunda ise, Gotik sanatin mimarideki saltanati daha da belirginlesiyor. Galerilerdeki tonozlar ve avludaki sivri kemerler manastirin zarif havasini biraz daha pekistiriyorlar. Ayrica tonozlarin birlesme yerlerindeki figürler de Gotik heykel sanatinin küçük uygulamalari olarak hos sürprizler yaratiyorlar. 14. yüzyilda eklenen yemekhane binasinin tavanindaki Gotik tonozlar bugün bile görenlerin gözünü oksayacak kadar narin ve hos.

Kuzey Kibris’ta pek çok yapida görülen Gotik etkiyi, St. Hilarion Kalesi’nde de görmek mümkün. Kaleye çikan herkesin mutlaka uzun uzun Akdeniz’i seyrettigi ve önünde fotograf çektirdigi “Kraliçe Penceresi” olarak bilinen pencere de Gotik tarzda islenmis.  Kalenin nefes kesen manzarasina eslik eden bu tas pencere, Akdeniz’e Gotik bir çerçeveden bakmak isteyenler için ideal bir yer.

Gotik sanat,  Kuzey Kibris’i kesfetmek isteyen yerli-yabanci bir çok gezgin için yükselen bir deger olarak günden güne ilgi görüyor. Avrupa’nin önde gelen Gotik katedralleri kadar önemli ve degerli Gotik yapilara sahip olan Kuzey Kibris, gezginleri, arastirmacilari ve kesfetmekten haz alanlari, geçmisinin bu çok bilinmeyen özelligini paylasmak için geleneksel  bir konukseverlikle buyur ediyor Gotik katedrallerine, manastirlarina…Kuzey Kibris’in Gotik mirasinin izini sürmek için tek yapmaniz gereken, kendinizi Akdeniz’in bu en güzel adasina ve onun isiltili geçmisine birakmak…

 

Bora ESiZ


Open / Close Module Close Module
Online Kullanıcı: 23 [Kim bunlar ?]

Toplam 0 üye(ler), 0 spiders, 23 ziyaretçi(ler), ve 0 online bilinmeyen kullanıcı.

Online Üye(ler) :


Ziyaretçi Sayısı(Aylık) 45678
[ Üye Listesi ]
Bugünkü Ziyaretçiler(1):
En Yüksek Ziyaretçi Sayısı: 64
Yaratılma Zamanı:
03 Aralık 2017 at 7:41pm
62 Ziyaretçi, 0 Üye, 
0 Bilinmeyen, 2 Arama Motoru


Open / Close Module Close Module

Open / Close Module Close Module
General Stats
Sitemize 5989 kayıtlı üyemiz vardır. Son 24 saat içinde 1 üyemiz bizi ziyaret etmiştir, Geçen ay 1 yeni üye aramıza katılmıştır.

En yeni üyemiz wle358.

Üyelerimiz toplam 16725 kez görüşlerini yazmışlardır. Forum'da 1779 konu ve 37 cevap bulunmaktadır.
Son cevap ekleyen: wle358


Tüm İstatistikler

[ Bu Sayfay Goruntuleyen uyeler: none ]



Tavsiye Edilen cozunurluk : 1024x768
Basa Don